Üçgen bakışı nasıl yapılır ?

Ela

New member
**Üçgen Bakışı: Bir Sorunun Üç Farklı Perspektifi**

Herkese merhaba! Bugün size biraz farklı bir şeyler anlatmak istiyorum. Her zaman tartıştığımız, bazen kafamızı karıştıran ama bir o kadar da derinlemesine düşündüren bir yaklaşımı bir hikaye üzerinden inceleyeceğiz. Eğer bir çözüm arıyorsanız, üçgen bakış açısını keşfetmek size çok şey katabilir. Hikayemi sizlerle paylaşıyorum; umarım hem eğlendirir hem de düşündürür!

**Bölüm 1: Bir Sorunla Yüzleşmek – Zeynep’in Durumu**

Zeynep, günün sonunda bilgisayarının başına oturdu ve bir sorunla karşı karşıya olduğunu fark etti. İki gün boyunca üzerinde çalıştığı projede, her şeyin doğru gittiğini düşünüyordu; ancak bir hata, her şeyin altını üst etmişti. Hangi adımı atarsa atsın, çözüm bir türlü gelmiyordu. Ne kadar denese de çıkış yolu bulamıyordu.

Hikayemizin başında, Zeynep’in yaşadığı problem, bir çözüm bekliyor. Ancak, Zeynep’in çözüm arayışı sırasında, üçgen bakış açısını anlamamız gerekiyor. Üçgen bakışı, bir problemi üç farklı bakış açısıyla değerlendirme sürecidir. Bu bakış açıları, erkeklerin daha çok stratejik ve çözüm odaklı yaklaşımını, kadınların ise daha çok empatik ve ilişki odaklı yaklaşımını içeriyor.

Zeynep, bu problemi aşabilmek için üç farklı perspektife ihtiyaç duyuyordu. Her bir bakış açısı, ona farklı bir çözüm sunacaktı. Zeynep’in ilk adımı, bu üçgen bakış açısını benimsemekti.

**Bölüm 2: Erdem’in Stratejik Yaklaşımı**

Zeynep, sıkışıp kalmışken, iş arkadaşı Erdem’i aramaya karar verdi. Erdem, her zaman sakin ve stratejik bir yaklaşımıyla bilinir. Zeynep ona durumu anlatırken, Erdem hemen sorunu çözmeye yönelik düşünmeye başladı.

“Zeynep, sorun burada. Bunu çözmek için önce hatayı tanımlamalısın. Bu hatanın kaynağı nedir?” dedi Erdem.

Erdem, çözüm arayışında olduğu gibi, sorunları çok net bir şekilde tanımlar. O, problemi bir bulmacaya dönüştürüp, her bir parçayı dikkatlice yerleştirmeye çalışıyordu. Erkeklerin stratejik düşünme biçimiyle, çözümün adımlarını net bir şekilde belirleyerek ilerledi. Zeynep’i rahatlatmak için adım adım ne yapması gerektiğini açıklıyor, her adımda ona daha fazla güven veriyordu.

Zeynep, bu stratejik yaklaşımın kendisini daha güçlü hissettirdiğini fark etti. Erdem’in yaklaşımı ona netlik sağlıyor, ama bir eksik vardı: İnsan faktörü.

**Bölüm 3: Melis’in Empatik Yaklaşımı**

Zeynep, biraz daha rahatlamıştı ama hala içindeki kaygıyı tam olarak atamamıştı. Bu sefer, en yakın arkadaşlarından biri olan Melis’i aradı. Melis, her zaman Zeynep’in hislerine dikkat ederdi ve onun ne hissettiğini anlamak konusunda son derece başarılıydı. Zeynep, sıkışıp kalmış ve kaybolmuş hissettiği için, ona bu hislerini anlatmak istedi.

Melis, telefonu açar açmaz Zeynep’in sesindeki stresin farkına vardı. “Zeynep, sakin ol. Neler hissediyorsun?” diye sordu.

Zeynep biraz tereddüt etti ama sonra duygularını paylaşmaya karar verdi. Melis, onu sabırla dinledi, sonra “Bu proje seni gerçekten zorladı, değil mi? Ama bak, hep birlikte çözüm bulacağız” dedi.

Melis’in yaklaşımı tamamen ilişki odaklıydı. Sorunun dışındaki duygusal yönü önce ele alıyor ve Zeynep’in rahatlamasını sağlıyordu. Kadınların empatik yaklaşımı, insanın iç dünyasına dokunarak, çözüm sürecine duygusal bir derinlik katıyordu. Melis, Zeynep’i yalnız bırakmadı, ona duygusal destek sundu.

Melis’in yaklaşımı, Zeynep’in hem güvende hissetmesini sağladı hem de çözüm sürecine dair farkındalık kazandırdı. Ancak hala bir şey eksikti.

**Bölüm 4: İleriye Bakış – Dönüşüm ve Sonuç**

Zeynep, Erdem ve Melis’in farklı bakış açıları sayesinde projeye daha farklı bir açıdan bakmaya başladı. Her iki yaklaşım da önemliydi. Erdem’in stratejik çözüm önerileri ile Melis’in duygusal desteği, birbirini tamamlıyordu. Zeynep, nihayet çözümün yalnızca mantıklı ve teknik değil, aynı zamanda insani bir yönü olduğunu kabul etti.

Zeynep, her iki bakış açısının birleşiminden en iyi sonucu alabileceğini fark etti. Erdem’in yol haritası ve Melis’in sabırlı dinleyişi ona güç verdi. İşin içine üçüncü bir bakış açısı koyarak, sadece teknik değil, duygusal ve insani yönleriyle de başarıya ulaşabileceğini öğrendi.

Zeynep’in hikayesi, bize aslında hayatın her alanında üçgen bakış açısının ne kadar değerli olduğunu gösteriyor. Zeynep’in yaşadığı zorluk, sadece bir iş problemi değildi; aynı zamanda insanların birbirleriyle farklı şekilde etkileşimde bulunmalarının ve birbirlerinin perspektiflerini anlamalarının ne kadar önemli olduğunu vurgulayan bir örnekti.

**Sonuç: Üçgen Bakış Açısı, Bizi Nasıl Değiştirir?**

Zeynep’in hikayesindeki üçgen bakış açısı, soruna üç farklı perspektiften yaklaşmanın gücünü ortaya koyuyor. Erkeklerin çözüm odaklı ve stratejik düşünceleri, kadınların empatik ve insan odaklı yaklaşımları, aslında birbirini tamamlıyor. Bir sorunu çözmek için her iki bakış açısının da entegre edilmesi, en iyi sonucu elde etmenin anahtarıdır. Hepimiz, farklı perspektiflerden bakarak, sorunları daha derinlemesine anlayabilir ve çözüm yollarını daha etkili bir şekilde keşfedebiliriz.

Sizce, üçgen bakış açısını hayatınızdaki hangi alanlarda kullanabilirsiniz? Stratejik düşüncenin ve empatik yaklaşımın birleştiği bu bakış açısı, sizce hangi sorunları çözebilir? Yorumlarınızı paylaşın, birlikte tartışalım!