Peygamber Efendimizin müslümanlıktan önceki dini ?

Zaman

New member
Peygamber Efendimizin Müslümanlıktan Önceki Dini Neydi?

Şimdi bu soruyu ilk kez duyduğunuzda insanın zihninde hafif komik bir tablo oluşuyor: “Peygamber Efendimiz İslam’dan önce hangi dine mensuptu?” Sanki tarihin bir yerinde önüne bir menü gelmiş de “Bugün Yahudilik mi, Hristiyanlık mı, başka bir seçenek mi?” diye karar vermiş gibi. Oysa mesele bundan çok daha derin.

Çünkü Hz. Muhammed’in (s.a.v.) peygamberlikten önceki hayatını anlamak için “Hangi dine kayıtlıydı?” sorusundan ziyade, “Nasıl bir inanca sahipti, neyi reddediyor, neyi arıyordu?” sorularını sormak gerekiyor.

İslamî kaynaklarda bu konu anlatılırken en çok karşımıza çıkan kavramlardan biri Hanîf kavramıdır. Hanîf, genel olarak Hz. İbrahim’in tevhid inancına yönelen, putperestliği reddeden ve Allah’ın birliğine inanan kimseler için kullanılır. TDV İslâm Ansiklopedisi de Hanîf kavramını İslam öncesi dönemde Hz. İbrahim’in tebliğ ettiği dine tâbi olanlarla ilişkilendirir. İslam Ansiklopedisi+1

Önce En Önemli Noktayı Netleştirelim: Hz. Muhammed Müslüman Değil miydi?

Burada küçük ama önemli bir terminoloji meselesi var.

Bugünkü anlamıyla “Müslüman” dediğimizde Hz. Muhammed’in getirdiği son vahye iman eden kişiyi anlıyoruz. Dolayısıyla Hz. Muhammed’in peygamberlikten önce “İslam ümmetinin bir ferdi” olduğunu söylemek doğru bir ifade olmaz.

Fakat İslam inancına göre Hz. Muhammed’in tebliğ ettiği din, Hz. İbrahim’in tevhid çizgisinden kopuk yeni bir inanç sistemi değildir. Kur’an, Hz. İbrahim’i ne Yahudi ne Hristiyan ne de müşrik olarak tanımlar; onu Allah’a yönelen bir hanîf ve Müslüman olarak niteler. Bu nedenle burada “İslam” kelimesinin tarih boyunca peygamberlerin Allah’a teslimiyetini ifade eden geniş anlamı ile son peygamberin getirdiği şeriat anlamını birbirinden ayırmak gerekir. İslam Ansiklopedisi+1

Yani mesele biraz şu:

İnancın özü: Allah’ın birliği ve O’na teslimiyet.

Son şeriat: Hz. Muhammed’e vahyedilen İslam.

İkisini birbirine karıştırınca konu çorba oluyor. Üstelik dini konularda çorbanın içine bir de kulaktan dolma bilgiler atınca ortaya “internette okudum, kesin böyledir” isimli yeni bir mezhep çıkabiliyor. :)

Peki Hz. Muhammed Hangi Dine Mensuptu?

En dikkatli cevap şu olur:

Hz. Muhammed’in peygamberlikten önce putperest olmadığı, Allah’ın birliğine dayanan Hz. İbrahim’in tevhid çizgisine yakın olduğu ve Hanîf anlayışıyla ilişkilendirildiği kabul edilir.

Ancak burada önemli bir akademik hassasiyet var: “Hz. Muhammed kesin olarak şu isimde organize bir Hanîf mezhebine kayıtlıydı” demek fazla iddialı olur.

Çünkü İslam öncesi Arabistan’daki Hanîflerin nasıl örgütlendiği, ortak bir ibadet sistemlerinin bulunup bulunmadığı ve tam olarak ne kadar kurumsal bir topluluk oluşturdukları konusunda tarihî kaynaklarda yeterli açıklık yoktur. TDV İslâm Ansiklopedisi de Hanîflerin inançları ve ibadetleri hakkında ayrıntılı bilgilerin sınırlı olduğunu, fakat onların putperestliği reddedip Allah’a yöneldiklerinin anlaşıldığını belirtir. İslam Ansiklopedisi

Dolayısıyla “Hanîf” kelimesini bugünkü anlamıyla bir mezhep adı gibi düşünmemek daha sağlıklıdır.

Mekke’de Herkes Putperest miydi?

İslam öncesi Mekke denildiğinde çoğu kişinin zihninde şöyle bir resim oluşabiliyor:

“Her köşede put, herkes putlara tapıyor, kimse soru sormuyor.”

Gerçek hayat ise biraz daha karmaşık.

Mekke toplumunda putperestlik yaygındı. Fakat bütün insanların inanç dünyası aynı değildi. Bazı insanlar putlara yönelmekten rahatsızlık duyuyor, tek Allah inancını arıyor ve Hz. İbrahim’in dinine dönmek gerektiğini düşünüyordu.

Hanîf olarak anılan kişiler arasında Zeyd b. Amr b. Nüfeyl gibi isimler bulunur. Zeyd’in gerçek dini aradığı, putperestliği reddettiği ve Hz. İbrahim’in dinine yöneldiği İslamî kaynaklarda anlatılır. İslam Ansiklopedisi

Bu ayrıntı bence çok düşündürücü.

Çünkü bize şunu gösteriyor:

Bir toplumda çoğunluğun inandığı şey, o toplumdaki herkesin aynı şeyi sorgusuz kabul ettiği anlamına gelmez.

İnsanların içinde “Bir dakika, burada bir yanlışlık olabilir” diyenler her dönemde çıkıyor.

Kimi bunu felsefeyle yapıyor, kimi vicdanıyla, kimi gözlemle, kimi de uzun yolculuklara çıkarak.

Hz. Muhammed’in Putlarla İlişkisi Nasıldı?

Hz. Muhammed’in (s.a.v.) peygamberlik öncesi hayatına ilişkin İslamî kaynaklarda, onun putlara ibadet etmediği ve putperestlikten uzak durduğu anlatılır.

TDV İslâm Ansiklopedisi, Hz. Muhammed’in putlara tapmanın faydasızlığını kavradığını ve muhtemelen Hanîfler gibi tek Allah inancına dayalı Hz. İbrahim’in dinine yakın düşündüğünü aktarır. İslam Ansiklopedisi

Bu noktada “muhtemelen” kelimesine özellikle dikkat etmek gerekiyor.

Tarihî konularda bazen en güvenilir cümle, en kesin görünen cümle değildir. Çünkü elimizdeki kaynakların niteliğini hesaba katmamız gerekir.

“Kesin olarak şöyleydi” demek kolaydır.

“Kaynakların bize gösterdiği kadarıyla şöyle anlaşılmaktadır” demek ise biraz daha sabır ister.

Ama tarihçilik tam da burada başlıyor.

Hira Mağarası Meselesi Neden Önemli?

Hz. Muhammed’in peygamberlikten önceki hayatında Hira önemli bir yere sahiptir.

Vahyin başlamasından önce Hira’da inzivaya çekildiği, özellikle Ramazan ayında burada ibadet ve tefekkürle meşgul olduğu İslamî kaynaklarda aktarılır. Vahyin başlangıcı da 610 yılında Hira’da gerçekleşmiştir. İslam Ansiklopedisi

Burada ilginç bir ayrıntı var.

Hira’yı sadece “ilk vahyin geldiği mağara” olarak görmek eksik kalabilir. Çünkü aynı zamanda Hz. Muhammed’in toplumdaki inanç ve ahlak sorunlarından uzaklaşıp tefekkür ettiği bir mekân olarak karşımıza çıkar.

Bazen insanın zihnini temizlemek için gerçekten de kalabalıktan uzaklaşması gerekiyor.

Bugün bunun modern versiyonu nedir?

Telefonu uçak moduna almak mı?

Sosyal medyayı kapatmak mı?

Bir hafta sonu şehirden kaçmak mı?

Hira’nın tarihî ve manevî anlamıyla elbette bunlar aynı şey değil. Fakat insanın sürekli gürültü içinde yaşarken kendi iç sesini duymakta zorlanması, çağlar değişse de oldukça tanıdık bir mesele.
 
Üst